

Kitap hakkında
Kitap, Yakup Kadri’nin Kiralık Konak’ındaki Servet Bey’in atalarından kalan konağı bırakıp Şişli’deki yeni apartman hayatına taşınmasıyla açılıyor. Daha rahat, daha pratik görünen her yeniliğin bir bedeli vardır; ama Servet Bey’in hesaba katmadığı bir soru vardır: Kurban kim olacak?
Selfitis’ten algoritma diktatörlüğüne, kaybolan mahremiyetten yapay zekânın çalacağı mesleklere, zamanımızın kime ait olduğundan “gönüllü köleliğe” uzanan on bir yazıda Özdemir; Tanpınar’dan Dostoyevski’ye, Toynbee’den Beigbeder’e geniş bir okuma birikimiyle teknolojinin hayatımıza taşıdığı zihin dünyasını inceliyor.
Arka kapak
Iphone almak için kredi çekenler, Tesla almak için sıraya girenler, Airfryer almak için kampanya bekleyenler… bu yenilik bağımlılığı bir ütopya mı, distopya mı?
İnsanlık tarihinin en eski sorularından biri yeniden karşımızda duruyor: “Nasıl bir gelecek?” Bu soru bugün, her zamankinden daha yakıcı bir anlam taşıyor. Çünkü fütüristlerin kehanetleri endişe etmemizi gerektiriyor. Artık geleceği yalnızca hayal etmiyor, onu satır satır, kod kod inşa ediyoruz. Elimizdeki kalem artık dijital; mürekkebimiz veri, kâğıdımız ise algoritmalardan oluşuyor.
Evet, doğru. Hayatımız artık ekranlara ve rakamlara bağlı. Yalnızlığımızı azaltmak için evde beslediğimiz kedilerin yerini sohbet robotları almaya başladı bile. Bu bize neler sağlıyor, bizden neler götürüyor? Ne istediğimize karar vermek için öncelikle ne yaşadığımızı bilmek gerekiyor, değil mi? “Kurban kim olacak?” sorusuna cevap arıyoruz neticede.
Nostaljik duygular veya distopik kurgulardan uzak, sakin kafayla yaşadığımız hayatı anlamaya çalışırken belki de en çok ihtiyacımız olan şey; sağduyu. Yaklaşık üç asırdır hayranlık ya da nefretle yaklaştığımız modern hayata, teknolojiye, biraz daha sağduyulu ve anlamaya çalışarak bakmaya ne dersin?

Yayınevinin notu
Kurban Kim Olacak?, Ekrem Özdemir’in “Toprağına Yabancı Aydın”ın ardından ZenitKitap’tan çıkan ikinci kitabı. Dijital çağın sorularına telaşla ya da nostaljiyle değil, sağduyuyla yaklaşan bu eserle okurlarımızı yaşadığımız zamanı birlikte düşünmeye davet ediyoruz.

